HABER

HABER

Ahmet Ümitle Röportaj

0

Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi eğitimi aldıktan sonra edebiyatla buluşan ve çok sayıda kitap yazan Yazar Ahmet Ümit Çanakkale’deydi. Şiir kitabından, romana, denemelerden çocuk kitaplarına uzanan ve en çokta cinayet – polisiye romanlarıyla tanıdığımız Beyoğlu’nun En Güzel Abisi Ahmet Ümit’in yazarlık yolculuğuna çıktık beraber…

  Röportaj Ahmet Ümit: “Bilgisayarımın Olduğu Her Yerde YAZARIM”
Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi eğitimi aldıktan sonra edebiyatla buluşan ve çok sayıda kitap yazan Yazar Ahmet Ümit Çanakkale’deydi. Şiir kitabından, romana, denemelerden çocuk kitaplarına uzanan ve en çokta cinayet – polisiye romanlarıyla tanıdığımız Beyoğlu’nun En Güzel Abisi Ahmet Ümit’in yazarlık yolculuğuna çıktık beraber…

İmza gününüz sona erdi nasıl buldunuz Çanakkale’deki atmosferi Ahmet Bey?

Ben imza günlerini çok seviyorum. Okuyucularımızla buluşuyoruz, tanışıyoruz ve ortak bir paydamız oluyor birlikte. Bu buluşmalar yazarlar için motive edici oluyor, yazdıklarımıza karşılık veren kitleyle bir araya gelebildiğimiz tek zaman dilimi imza günleri.

Çanakkale’de hava çok soğuk olmasına rağmen çok büyük bir ilgiyle karşılaştık, inanılmaz bir yoğunluk yaşadık gün boyu. Bütün Çanakkale imzaya gelmiş gibiydi, okuyucularımla böyle bir ilişki kurabildiğim için mutluyum.

Eğitiminizi bambaşka bir alanda tamamlamışsınız, yazarlık süreciniz nasıl başladı?

Hayat boyu okul hiç umurumda olmadı ve okulla ilgili çok fazla çabada harcamadım. Ama okul elbette ki çok önemli değerler kattı özellikle de siyasi bilimler anlamında.  Beni mutlu eden edebiyattı, bir gün mutlaka edebiyata yönelmem gerekiyordu ve yöneldim. 1980’lerde bir öykü yazmıştım, o öykü 40 farklı dilde yayınlanan bir dergide basıldı. Beklediğim bir şey değildi bu ama yazar olma düşüncesi böyle oluştu diyebilirim. Öncesinde kitap yazıp yazmayacağımı bilmiyordum ama çok çok iyi bir okuyucuydum. Aslında çok iyi bir okuyucu olmak yazarlık sürecimin başlamasının sebeplerindendir.

“ YAZAR OLARAK ANILMAK İSTERİM ”

Şiir kitabı da yazdınız… Bir tarafta cinayetler diğer tarafta ise gayet duygusal bir tür olan “şiir” nasıl oldu bu?

Yüksek lisansımı Moskova’da yaptım orası soğuk bir yer ve genellikle gri bir hava var. Bu da beni ruhen etkiliyordu. Ayrıca orada sanatçıya, yazara, şaire çok değer verildiğini görüyordum ve duygularımı aktarmak için şiir yazarken buldum kendimi. Ama şair olarak değil, yazar olarak anılmak isterim.

Şiir kitaplarından, çocuk kitaplarına, romanlardan TV programlarına çok fazla başarı hikâyeniz var. Romanlarınız çok seviliyor ve özellikle polisiye ve cinayet türü denince akla ilk gelen isimsiniz? Türkiye’de cinayet romanı yazmak bir risk miydi, hiç endişeleriniz oldu mu?

Cinayet romanı yazıyor olmak, polisiye yazıyor olmak başkaları için risk olabilir ama açıkçası benim umurumda değil. Çünkü ben başarılı olmak için yazmıyorum, eğlenmek için yazıyorum. Yazdığım şey beni mutlu etmiyorsa, beni heyecanlandırmıyorsa, beni korkutmuyorsa özellikle bana mutluluk vermiyorsa hiçbir anlamı yok.

Lisans eğitimini aldığım alanda daha çok para kazanabilirdim ama ben kitaplarımı para kazanmak için de yazmıyorum. Dediğim gibi yazıyor oluşumun tek bir nedeni var; mutlu olmak. Ben en çok yazarken mutlu olabilen bir insanım. Dolayısıyla dediğiniz gibi tüm bunlar risk olabilir, riskli olduğunda değil mutsuz olduğumda yazmaktan vazgeçerim.

Bu kadar geniş bir yelpazede eserler bıraktınız yazdınız ama biz sizi yine de cinayet romanlarıyla tanıyoruz. Bu şekilde tanınmak sizi rahatsız ediyor mu yoksa hayır gayet mutluyum mu diyorsunuz?
 

Asla rahatsız etmiyor. Ben hikâyelerimi yazıyorum. Hikâyelerim, cinayet romanları, polisiye romanları ben böyle mutluyum yani hiç önemli değil. Yeter ki kitaplar okunsun ve okuyan da en az ben kadar mutlu olsun.

Ülkenin Agatha Christie’si diyorlar size, bundan rahatsız mısınız?

Hayır, rahatsız değilim, bu türün en iyi kitaplarını yazmıştır kendisi. Ancak ben bir fark ortaya koymak istedim. Sadece cinayetleri değil, cinayetlerin işlendiği coğrafyayı, o coğrafyanın tarihini, katillerin psikolojik yapısını ve bu cinayetleri neden işlediklerine dair yaklaşımları da yazdım kitaplarımda. İyi de oldu sanki? (Gülüyor)

Aynı zamanda sizin çok iyi bir okuyucu olduğunuzu da biliyoruz. Türkiye’de okumayı, takip etmeyi sevdiğiniz yazarları öğrenebilir miyiz?

Selim İleri, Adalet Ağaoğlu, İhsan Oktay Anar, Buket Uzuner ve daha birçok isim. Türkiye’de çok başarılı yazarlar, şairler var.

 

“BİLGİSAYARIMIN OLDUĞU HER YERDE YAZARIM

Bazı yazarlar kitaplarını yazarken inzivaya çekilirler, kimileri yaşadıkları yerleri değiştirirler sizin yazma süreciniz nasıl gelişiyor?

Aslında yazma süreci değil de hazırlık süreci daha kapsamlı oluyor benim için. Konuyu belirledikten sonra bir yıl öncesinden olayın geçeceği bölgeye gidiyorum, orada araştırmalar yapıyorum, o konu üzerinde okumalar yapıyorum. Konunun uzmanlarıyla, akademisyenlerle görüşüp mekân seçimlerini yapıyorum. Aslına bakarsanız film çekecek gibi yerinde, yurdunda yapıyorum bütün ön çalışmayı. Kafamda bütün kurgu bitiyor sonra yazma süreci başlıyor. Yazmak için bir yerlere gitmiyorum bilgisayarımın olduğu her yerde yazarım ama genellikle evim ve ofisimde çalışmayı seviyorum.

Biz kitaplarınızı okurken dikkatlice okuyor, bölgede ya da kişilerde bir detay atlamamaya çalışıyoruz. Kurgularınız bazen kafamızı karıştırıyor, yazarken de oluyor mu bu?  Başladıktan sonra hikâye akıp gidiyor mu, yoksa işlerin karıştığı oluyor mu sizde de?

Bugüne kadar hiç karışıklık olmadı. Dediğim gibi hazırlık ve kurgu aşaması uzun süren bir aşama benim için. Orada her şeyi planlıyorum. Bir yazarın da bu tip bir karışıklık yapmaması gerekir zaten bizler de mimar gibi çalışıyoruz. Düşünsenize ev bitmiş, lavabo dışarıda kalmış, mutfak tezgâhını koymayı unutmuşuz. Bu da aynı hesap yani tuvalet dışarda kalmıyor… (Gülüyor)

Sizce iyi bir yazar nasıl olmalıdır?

İyi bir yazar öncelikle samimi olmalıdır.

“ YAZAR İNATÇIDIR! ”

Size sorulan sorulardan belki de en önemlisi yazma isteği olanlardan geliyor. Bir şeyler yazan, yazdıklarının iyi olduğunu düşünen kişiler cesaret almak için sizden bir şeyler duymak istiyor. Ne tavsiye edersiniz onlara?

Yazıyorum diyen herkesedir bu sözüm, inatçı olmalılar! Yazar inatçıdır. Başkalarının fikirlerini dinlemeliler ama kendi bildikleri yoldan ilerlemeliler. Başkalarının fikirlerini merkeze alanların kendi çizgilerinden çıkması kaçınılamaz. Eğer kendi çizgilerini değiştirirlerse başarılı bir yazar olmaz, sıradan bir yazar olurlar.

Çok teşekkür ederiz.

 

Röportaj: Gökçe Güzel

2016 Yılında Sinemada İzleyebileceğimiz Kitaplardan Uyarlama Filmler

0

Sıkı kitap okurlarının başı, sinemaya uyarlanan kitaplar ile çoğu kez iyi olmamışsa da yeni uyarlama fikirlerine heyecanlanmamak ve ortaya neler çıkacağını merak etmemek de elde değil elbet.

Avrupa ve Amerika’da popüler kitaplarda artışa geçen “genç yetişkin kuşağı” kitapları, özellikle de vampirli-zombili aşk romanlarının kazandığı popülarite, belli ki önümüzdeki yıl da devam edecek. Beyazperdedeki kitap uyarlamalarında  bu türdeki kitapların çokluğunu görmek, bu öngörünün dayanaklarından biri…

Aşağıdaki seçkide bu türün roman uyarlamaları ile haricindekileri dengelemeye çalışmakla birlikte kesinleşen, hatta fragmanları yayınlanıp, gösterim tarihleri açıklanan yapımlara öncelik vermeye çalıştık. Bununla birlikte, Türkçede yayınlanan ya da başka eserleriyle Türkçede yer alan yazarlara da öncelik verdik. Bu kısa derlemenin haricinde 2016’da çekilmesi beklenen, hak satışlarının tamamlandığı çok uzun bir liste de muhtelif ortamlarda mevcut. Ayrıca, çizgi roman uyarlamalarını da bu başlığa dahil edebilme şansımız olmasına rağmen, Marvel ve DC Comics sinema evrenleri kendi kategorilerini oluşturabilecek kapsamda oldukları için bu yazıya almadık.

2016’da sinemaya uyarlanacak kitaplar haricinde dizilere rağbetin artmasına bağlı olarak çok sayıda dizi uyarlamasının da bu yıl karşımıza çıkacağını söyleyerek ve her derlemede olduğu gibi bu listede olmayıp da olması gerektiğine inandığınız filmleri yorum olarak ekleyebileceğinizi belirterek listeye geçelim.

Charles Dickens’ın Karakterleri Tek Bir Dizide

Agatha Christie’nin “On Küçük Zenci” Romanı Mini Dizi Oluyor

Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children – Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları

Ransom Riggs’in uzun haftalar boyunca New York Times bestseller listesinden inmeyen romanı, ağırlıkla gerilim-korku türünde sayılsa da romanın dram ve fantastik özelliklerini göz ardı etmek de imkansız. Bir adada, terk edilmiş bir yetimhanede geçen roman, bizde İthaki Yayınları tarafından basıldı. Konuyla ilgili olarak arka kapak yazısından şu alıntıyı yapabiliriz:

Yaşadığı korkunç aile trajedisi yüzünden Galler kıyılarındaki, dünyadan uzakta kalmış bir adaya yolculuk eden on altı yaşındaki Jacob, burada Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocuklar Yetimhanesi’nin yıkıntılarını keşfetmekle kalmayıp, Bayan Peregrine’in çocuklarının sadece tuhaf olmaktan çok daha fazlası olduğunun farkına varır.

Kitabın devam bölümü olan “Hollow City” henüz Türkçeye kazandırılmasa da onu beklerken filmin ilaç gibi geleceğini düşünebiliriz. Bunun en büyük güvencesi de yönetmen koltuğunda Tim Burton’ın oturması.

Senaryosunu Jane Goldman’ın yazdığı ve Eva Green, Samuel L.Jackson, Ella Purnell gibi, kitabın atmosferini layığıyla taşıyacak oyuncuların yer aldığı filmin gösterim tarihi olarak 26 Aralık 2016 veriliyor.

Filmden henüz resmi görüntüler verilmese de Quirk Books’tan çıkan kitabın orijinal fragmanını idareten izleyebiliriz:

Pride and Prejudice and Zombies – Aşk ve Gurur ve Zombiler

“Aşk ve Gurur” kısmının Jane Austen’a ait olduğunu bildiğimiz, fakat 2009’da bir tür “nazire” tadında Seth Grahame-Smith tarafından sonuna “Zombiler” eklenerek uyarlama haline getirilen kitap, “genç-yetişkin” kuşağı kitapların en popülerlerinden birisi haline gelmekle birlikte geniş bir okur kitlesine de ulaştı. Bir o kadar da topta tutan okur olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Bizde Domingo Yayınları tarafından basılan roman için Grahame-Smith’in “Metnin yüzde 85’i Jane Austen’a ait. Bence o bunu okusa gülümserdi ama muhtemelen tazminat davası da açardı” gibi ilginç cümleler kurmuşluğu var.

Gösterim tarihi olarak 5 Şubat 2016’nın verildiği uyarlamayı Burr Steers yönetiyor ve yazıyor. Oyuncular arasında Lily James Lena Headey ve son dönemde her köşe başında görmeye başladığımız Charles Dance gibi isimler yer alıyor.

Fragmana gelince:

The Girl on the Train – Trendeki Kız

Bizde özellikle “instaokur” tayfasının kalbini pır pır çarptıracak olan “Trendeki Kız” da 2016’da izleyeceğimiz filmler arasında yerini aldı.

İthaki Yayınları’nın Polisiye Dizisi kapsamında yayınladığı Paula Hawkins imzalı roman, hem Türkiye’de hem de yabancı yayın dünyasında son yılların en çok okunan kitaplarından.

Uyarlamanın yönetmen koltuğunda Tate Taylor otururken senaryosunda romana sadık kalarak çalışan Erin Cressida Wilson var. Oyuncular kadrosunda ise Rebecca Ferguson, Emily Blunt ve Justin Teheroux’nun karşımıza çıktığı filmin gösterim tarihi 7 Ekim 2016 olarak verildi.

Fantastic Beasts and Where To Find Them – Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?

Evet, bir kitap üstündeyken çok da göze batmayacak olan bu uzun isim olduğu gibi filmin de adı oluyor ve bu yılın en heyecan verici, daha şimdiden üzerinde en çok konuşulan yapımlarından birisi oluyor.

Harry Potter serisinin yazarı J.K.Rowling’in 2001 yılında Newt Scamanderisimli hayali bir yazar olarak yazdığı küçücük bir kitap olan eserin sinemaya uyarlanırken ne gibi değişimlere uğrayacağı merak ediliyor. Vaktiyle bir “yan kitap projesi” olarak düşünülen kitabın geliri dünyanın farklı noktalarındaki yardıma muhtaç çocuklara bağışlanmıştı.Kitap Türkçeye YKY tarafından kazandırıldı.

David Yates yönetmenliğindeki filmin yazarı da Rowling olmuş. Oyuncular arasındaEddie Redmayne, Ezra Miller, Katherine Waterson karşımıza çıkıyor. 18 Kasım olarak gösterim tarihi verilen filmin ilk fragmanı da geçen hafta görücüye çıktı:

5th Wave – 5. Dalga


Pegasus Yayınları’ndan
çıkan romanın uyarlaması, bu listenin en yakın tarihlilerinden biri olarak 22 Ocak’ta ilk kez ABD’de gösterilecek. J Blakeson’un yönetmeni olduğu filmde Chloe Grace Moretz, Maika Monroe ve Liev Schreiber gibi oyuncular rol alıyor.Bir distopya olarak karşımıza çıkan Rick Yancey imzalı roman, 2014 gibi yakın bir tarihte yazılsa da hem Türkçede basılması, hem de sinemaya uyarlanması oldukça hızlı oldu.

The BFG – Koca Sevimli Dev

Can Yayınları’nın çocuk kitapları kapsamında Türkçeye çevrilen Roald Dahl imzalı romanın uyarlaması, hem “Büyülü Parmak, Küçük Adam Büyürken, Charlie’nin Çikolata Fabrikası” gibi kitapların yazarından çıkması hem de yönetmen koltuğundaSteven Spielberg’ün olması gibi sebeplerden ötürü beklentiyi yukarı taşıyor.

Bir çocuk ile arkadaşı devin hikayesini anlatan ve Quentin Blake çizimleriyle donatılan kitap ilk kez 1982’de basılmış, 1989’da da bir de animasyon filmi çekilmiş.

1 Temmuz’da gösterime girmesi beklenen filmin başrollerinde Mark Rylance, Bill Hader, Rebecca Hall ve Penelope Wilton gibi isimler var.

A Monster Calls – Canavarın Çağrısı

Patrick Ness’in yazdığı, TUDEM Yayınları’nın Türkçeye çevirdiği kitap, bir yanıyla duygusal çağrışımları olan fantastik bir eser. Annesinin ölümcül hastalığı için bir ağaç canavarından yardım isteyen çocuğun hikayesini anlatan kitabın uyarlamasını J.A.Bayona yönetecek. Liam Neeson,  Felicity Jones, Sigourney Weaver gibi isimlerin rol alacağı filmin gösterim tarihi ise 14 Ekim olarak açıklandı.

The Revenant – Diriliş

Her ne kadar “malum ortamlara” düştüğü için çamur gibi görüntüye rağmen Türkiye’de pek çoklarınca izlenip yorumlanmaya başlasa da gerçek sinema severlerin 22 Ocak’taki Türkiye gösterim tarihini beklediği yapım, hem bu yılın hem de sinema tarihinin en çok konuşulanlarından olacak kuşkusuz.

Leonardo DiCaprio’nun başrolünde olduğu ve tahmin edileceği üzere Oscar geyiklerinin çoktan dönmeye başladığı film, Michael Punke’ın aynı isimli romanından “kısmen” uyarlandı. 1800’lü yıllarda geçen hikayede, Hugh Glass isimli bir kürk avcısını yaralı haldeyken yanındakiler tarafından ölüme terk edilmesini ve kurtulan kahramanın intikam hikayesini anlatıyor.

156 dakika gibi bir uzunluğa, uzun ve ağır  kar manzaralarına rağmen kendini izleteceğinden şüphe duyulmayan filmin yönetmenliğini “Birdman, Babel, Biutiful” gibi filmlerin de yönetmeni olan Alejandro Gonzalez Innaritu üstlenmiş. DiCaprio’ya eşlik eden isimler ise Tom Hardy, Will Poulter oluyor.

How to Talk to Girls at Parties – Neil Gaiman

Neil Gaiman bu yıl kendinden çok söz ettirecek isimler arasında. Dark Horse tarafındangrafik romanı da çıkacak olan Neil Gaiman imzalı kısa hikayelerden “How to Talk to Girls at Parties”, 2016’da aynı zamanda sinemaya da uyarlanacak.

Parti ortamında karşı cinsle tanışmaya çalışırken uzaydan gelen kadınlara denk gelen çekingen bir çocuğun komik ve fantastik hikayesini anlatan hikaye John Cameron Mitchell tarafından yönetilecek.

Senaryo uyarlamasının Philippa Goslett tarafından yazılacağı filmin başrollerinde Ruth Wilson, Nicole Kidman ve  Elle Fanning gibi heyecan verici isimler yer alıyor.

Filmden hiçbir görsel veri sızmamakla birlikte gösterim tarihi de henüz belli değil.

Melih Cevdet Anday Ödülüne Başvurular Başladı

0

Bu yıl ilk kez verilecek olan Melih Cevdet Anday ödülüne başvurular başladı. “Deneme” türüne verilecek ödüle son katılım tarihi 1 Nisan.

Deneme, tiyatro, roman ve şiir dallarında özgün ürünlerin yaratıcısı Melih Cevdet Anday artık bu türlerde verilecek ödüllerle de anılacak. Her yıl ayrı dalda verilecek ödül, 2016 yılında “deneme” türüyle başlayacak.

Milas Belediyesi tarafından verilecek ödülün seçici kurulu İoanna Kuçuradi, Ahmet Say, Ali Sirmen, Orhan Alkaya, Eren Aysan, Cem Erciyes, Enver Aysever’den oluşacak.

Ödül şartnamesine göre katılmak isteyen yazarlar, yeni ve yayımlanmış kitaplarıyla 1 Nisan 2016 tarihine kadar başvurularını yapabilecekler.

2016 yılında “deneme” dalında verilecek ödül için son katılım tarihi 1 Nisan. Yarışmaya, kişiler kitap ile doğrudan katılabiliyor ya da yayımlanmış deneme kitaplarını sivil toplum örgütleri, yayınevleri ve üçüncü kişiler, sanatçının (yapıt sahibinin) onayı alınmak koşuluyla önerebiliyor.

Kazanan yapıt 1 Eylül’de açıklanacak ve birinciye 3 bin lira ödül verilecek.

Kaynak: Radikal Kitap

62. Sait Faik Hikâye Armağanı Sahibini Arıyor

0

Yazar Sait Faik Abasıyanık anısına her yıl bir öykücüye verilen ve Darüşşafaka Cemiyeti ile İş Bankası Kültür Yayınları işbirliğiyle düzenlenen 62. Sait Faik Hikâye Armağanı’na başvurular başladı.

Yarışmaya katılacak yazarların, başvuru yapacakları hikâye kitabından on (10) nüshayı, 26 Şubat 2016 Cuma günü Saat 17:00’ye kadar Darüşşafaka Cemiyeti İletişim Birimi, Darüşşafaka Caddesi No: 14 34457 Maslak, Sarıyer İstanbul adresine teslim etmesi gerekiyor.

Darüşşafaka Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, yarışmaya katılacak hikâye kitaplarının 2015 yılında yayımlanmış olması, daha önce herhangi bir ödül almamış olması gerektiği ve daha önce aynı armağanı kazanmış yazarların yarışmaya katılamayacağı vurgulandı.

Seçiciler Kurulu tarafından yapılacak değerlendirmenin ardından, sonuçların bu yıl Mayıs ayı içinde açıklanacağı ifade edildi.

Doğan Hızlan’ın başkanlığında toplanacak Seçiciler Kurulu, Hilmi Yavuz, Nursel Duruel, Jale Parla, Murat Gülsoy, Metin Celal ve Beşir Özmen’den oluşuyor.

Bugüne kadar Haldun Taner, Orhan Kemal, Necati Cumalı, Adalet Ağaoğlu, Ayşe Kulin, Selim İleri, Oya Baydar, Bilge Karasu, Yekta Kopan, Mehmet Zaman Saçlıoğlu gibi yazarların kazandığı Sait Faik Hikâye Armağanı geçen yıl Bizi Çağanoz Diye Biri Öldürdü-Beni Unutma Dörtlemesi 1 adlı kitabıyla Bora Abdo’ya verilmişti.

Yılın Telif Kitabı Belli Oldu

0

Dünya Kitap dergisinin 23 yıldır verdiği “Yılın En İyileri” ödülleri bir kez daha sahiplerini buldu. Ahmet Büke’nin ON8 etiketiyle yayımlanan kitabı İnsan Kendine de İyi Gelir, “Yılın Telif Kitabı” ödülüne değer görüldü.

Çağdaş edebiyatımızın öykü anlatıcısı Ahmet Büke’nin, ON8 Blog’daki “Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi” adlı köşesinde yazdığı öykülerin bir araya geldiği İnsan Kendine de İyi Gelir adlı kitabı “Yılın Telif Kitabı” ödülünü aldı.

Doğan Hızlan, Selim İleri, Başar Başarır, Yekta Kopan, İlknur Özdemir, Dünya Kitap Yayın Yönetmeni Faruk Şüyün ve Dünya Gazetesi temsilcisinin yer aldığı seçici kurul, Ahmet Büke’ye bu ödülü “edebiyatçı için çok zor olan düzenli aralıklarla yazma disiplini ile internet ortamında vücuda gelmiş çalışmalarında nitelikli, güleryüzlü, bugünün dilinde konuşan, umut dolu bir dünyayı bize önerdiği; kitabında bir araya getirerek yaşam sevinci sunan öyküler bütününe dönüştürdüğü için” verdiğini açıkladı.

Kitapları, Oğuz Atay Öykü Ödülü, Sait Faik Hikâye Armağanı ile Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği’nin (ÇGYD) Yılın Gençlik Romanı Ödülü gibi saygın ödüllere değer görülen Ahmet Büke, bir yıl boyunca her hafta ON8 Blog’daki köşesi “Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi”nde öyküler yazdı. Yazarın yeni öyküleriyle blog öykülerinin bir araya getirildiği ve karakterlerin öyküden öyküye atladığı seçki, İnsan Kendine De İyi Gelir adı altında yayımlandı. Ödüllü ilk gençlik romanı Mevzumuz Derin’in ardından, blogda bir yılı aşkın sürdürdüğü öykü deneyimini de kitapla bütünleştiren öykücü, ON8 Blog’da her pazartesi yeni yeni öyküler yazmaya devam ediyor.

“Hakikatin Z. Hali”ni anlatan öyküler:

Ana babasız, aile büyükleriyle kalmış bir çocuk… Mahallenin Arap Hatçam Teyze, Bakkal Nihat, Berber Kâzım gibi hayli garip, pek müstesna karakterleri… Toplumsal tarihimizin acı tatlı anılarına takılan bir kişisel tarihin izinde öykü öykü saat kaç!..

Kitaptaki “Bazen İyi Doyarız” adlı öyküden tadımlık:

Bir tencere kuru fasülye bir sarayın hazinesinden daha kıymetliydi o gece. Çünkü hava iyice serinlemişti ve işsizler eski kilisenin bahçesinde kediler, salyangozlar, kulaklı orman baykuşları ve kırmızı Kaliforniya solucanlarıyla birlikte toplanıyorlardı.

İyi yedik o gece.

Çok iyi yedik.

Epey doyduk yani.

İKİNCİ ADAM YAYINLARI KAMUOYU AÇIKLAMASI

Değerli yazarlarımız, BİMER, CİMER ve TERÖRLE MÜCADELE DAİRESİ BAŞKANLIĞINA vatandaşlarımızın şikayet Ettiği ŞİKAYETVAR.COM adlı sitenin yöneticileri ile ilgili, bugüne dek yaptıkları tüm manipülasyonlarla ilgili gerçekleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle bu siteyi yönetenlerin, kötü niyetle hareket ettiklerini, vatandaşlarımızı çeşitli manipülasyonlarla firmalar hakkında istedikleri gibi yanıltma hakkını kendilerinde gördüklerini, hiçbir kuruluş tarafından denetlenmediklerini, belirtiyoruz ve bu site yöneticilerinin FETÖ Terör Örgütünün taktikleri ve yöntemleri ile birebir benzer şekilde gerçekleştirdikleri manipülasyonlara karşı tüm vatandaşlarımızı dikkatli olmaya davet ediyoruz.

Bilinmesini isteriz ki, bu manipülasyonlar sadece bize karşı değil, bu ülkede vergi veren, onurlu bir duruş sergileyen, tehditlerden ve şantajlardan korkmadan hareket eden, ülkemizin vatandaşlarına manipülasyon yapması için Şikayetvar.com gibi manipülasyon merkezlerine para ödemesi yapmayı reddeden tüm kuruluşlara yapılıyor.

Google’a “Şikayetvar gerçekleri” yazdığınızda karşınıza çıkacak olan yayını yapanların kim olduğunu bilmemekle birlikte, Sabah, Akşam, Gazetevatan, Aydınlık gibi ulusal gazetelerde FETÖ Terör Örgütünün haberleşme ağı olan Bylock kullandığı tespit edilen Şikayetvar.com’un avukatı Sercan Sakallı hakkındaki yakalama kararını önemsiyor ve Şikayetvar.com’un gizli ortak olduğu iddia edilen Sercan Sakallı konuşursa Şikayetvar.com’un ülkemizin ekonomisine, firmalarına art niyetle verdiği zararların çok daha net bir şekilde ortaya çıkacağını düşünüyoruz.

Ayrıca firari Şikayetvar.com avukatı Sercan Sakallı gibi, şikayetvar.com’un sahibi Ömer Deveci’nin de Amerika’da yaşadığının, ülkemize gelemediğinin de bilinmesini istiyoruz.

Ve yine FETÖ Terör Örgütü Bağlantısı Bylock kullanması sebebiyle ortaya çıkan Sercan Sakallı ile Şikayetvar.com’un ilişkilerini aylardır kesmediklerini, Şikayetvar.com’un FETÖ Terör Örgütü ile bağlantılı olduğunu bildiği halde Sercan Sakallı’nın hukuk bürosu ile çalışmaya devam ettiğine de dikkat çekmek istiyoruz.

Biinmesini isteriz ki, Şikayetvar.com yöneticileri, kendilerinin FETÖ ile ilişkisini yayınevimizin ortaya çıkardığını düşündükleri için, müşteri memnuniyetimizin %95 olduğu gerçeğini kamuoyundan gizleyerek, buna hiç hakları olmadığı halde yazarlarımızın tüm teşekkür yazılarını sitesinden silerek, yayınevimizle ilgili büyük bir karalama kampanyası başlatmışlardır.

Takdir edersiniz ki, kişilerin kendi öz iradeleri ile gerçekleştirdikleri teşekkür yazılarını silip, memnuniyet oranının yüzde 95 olduğu gerçeğini kamuoyundan gizlemek, hiç teşekkür edilmemiş, sorun çözülmemiş gibi bir algı oluşturmak, Şikayetvar.com yöneticilerinin nasıl kötü niyetle hareket edebildiklerinin ve edebileceklerinin de çok açık bir göstergesidir.

4-5 yıldır mücadele ettiğimiz bu zihniyetin, yaptıklarına baktığımızda youtube yayınında yer alan Şikayetvar.com FETÖ Terör Örgütü ile Bağlantısı olduğu iddiası, doğrusu bizi hiç şaşırtmamış ve tarafımızda bu iddianın doğru olabileceği konusunda algılar oluşturmuştur.

Şikayetvar.com müşteri temsilcisinin tarafımızı araması ve şaşırtıcı bir şekilde tarafımıza çeşitli teklifler sunması ile haberdar olduğumuz yayınlanan söz konusu youtube içeriği ile ilgili Şikayetvar.com yöneticilerinin neden suç duyurusunda bulunmak yerine, tarafımızı arayarak, yayınevimizle ilgili 1 saat içerisinde tüm şikayetleri silmeyi teklif ettiklerini, neden biz hiç kimseyle kavgalı olmak istemiyoruz diyerek barışmak için adeta yalvarıp 1 yıllık kurumsal üyelik teklif ettiklerini, Şikayetvar.com’un kurucusu Ömer Deveci’nin Amerika’dan tam 15 kez neden yayınevi sahibimizi ardı ardına aradığının yorumunu biz kamuoyuna bırakıyoruz.

Şikayetvar.com’a açtığımız tazminat davasının detaylarını da çok kısa süre içerisinde kamuoyu ile paylaşacağız.

Rakip firmadan para alıp rakip firma ile ilgili hiçbir şikayeti yayınlamayan, yayınevimizle ilgili her türlü gerçekdışı yayını, gerçekdışı olduğunu bildiği halde yayında tutan, yayınevimizle ilgili teşekkür yazılarını dahi bu kötü niyetinin deşifre olacağını çok iyi bildiği halde yayınlamayan, FETÖ Terör Örgütü ile Bağlantılı olduğu konusunda hakkında yayınlar yapılan bu sözde şikayet sitesinin bir manipülasyon merkezi olduğunu, bu kişilerin firmalardan para aldıklarını ve para aldıkları firmalarla alamadıkları firmalar olarak ayırdıkları firmalar konusunda kamuoyunu ve vatandaşlarımızı diledikleri gibi yanıltma hakkını kendilerinde gördüklerini, her türlü manipülasyonu yapabildiklerini hatırlatır, art niyetli bu kişilere kesinlikle itibar edilmemesini rica ederiz.

Saygılarımızla

 

“Queer Temaşa” Yayımlandı

0

Leman Sevda Darıcıoğlu‘nun derlediği, farklı yazarların makalelerinden oluşan “Queer TemaşaSel Yayıncılık etiketiyle yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Temaşa: Seyir. Gezinti. Hoşlanarak bakma. Seyretme. Seyredilecek görüntü. Görülmeye değer şey.

Bu derleme, bedeni ve cinselliği zapturapt altına alan hetero-normatif düzende ve ikili cinsiyet sisteminde bir delik açma, straightdüşüncenin ötesinde bir yaşayışa, bir tahayyül alanına kapı aralamak için beden ve cinsellik düzeninde bir temaşa davetidir.

Queer teori, LGBT olmanın kişiyi radikalize etmediğini ve na-trans bir heteroseksüel olmanın da onu straight yapmadığını savunur; cinselliğe ve bedene dair kurduğu normlar nedeniyle straight olabilir, LGBT olmanın kendisi ise heteroseksist, ikili cinsiyet düzenini ihlal yahut ilga etmez.

Dolayısıyla odağımız artık kimlikler, özler ya da doğa değil, beden ve cinsellik üzerine kurulan kod sisteminin, normalin, normun kendisidir. Queer bir tahayyülden bahsedebilmemiz için ise sadece heteroseksüel dünyanın değil, LGBT camiasının da cinselliğe ve bedene bakışını masaya yatırmamız gereklidir.

Queer Temaşa
yalnızca hetero-normativiteyle değil, homo/trans-normativiteyle de şekillenen bir yolculuk…

İçindekiler

Sahte Kız – Boysan Yakar

People With Aids Öz-Güçlendirme Hareketinin Tarihi – Michael Callan, Dan Turner

Rektum Bir Mezar mı? – Leo Bersani

Kadın Oluş – Felix Guattari

Başka Bir Felsefi Dil – Ali Akay

Dil ve Bıçak – Selen Anse

Beden Makamından – Ufuk Ahıska

Sevginin Ölüm Dünyası: Aile, Arkadaşlık ve Trans Kadın Cenazeleri – Aslı Zengin

Cinsiyetlendirilmiş Alanların Tahakkümü / İkili Cinsiyet Sisteminden Yansımalar – Petra L. Doan

Bir Dolap Vakası – Bruce La Bruce, Glenn Belverio / Glennda Orgasm

Trans Tarihi, Homonormativite ve Disiplinerlik – Susan Stryker

Nurtopu Saçan’la İstanbul’da Drag Queenlik Üzerine – Söyleşi: Leman S. Darıcıoğlu

Miss File ile Transfemme Kuramı – Dr. Doll&Miss File/Miss Wilson

Sade SM Değildi, Spannerlar ve Foucault Öyleydi – Marie Hélén Bourcier

İktidara Gelmek ve Zarları Bir Bir Yırtmak – Gülkan / Noir

Bir Dominantın Notları – Dom’ino Dom

Kontra-Seksüel Manifesto – Paul B. Preciado

Hareketleri Gezerken – Mary Zournazi, Brian Massumi

2016’da “Adalet” İçin Öykü Zamanı

0

Günışığı Kitaplığı, ilkgençliğe adım atan çocukları “adalet” öyküleri yazmaya davet ediyor. Edebiyatımıza yeni öykücüler kazandırmayı amaçlayan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da tüm yurtta duyurulan Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın son başvuru tarihi 18 Mayıs 2016.

Yarışmanın seçici kurulunda bu yıl, Nazlı Eray, Cemil Kavukçu, Karin Karakaşlı, Yusuf Çotuksöken ve Dr. Müren Beykan yer alıyor. Katılımın yıldan yıla arttığı yarışmanın 2016 öykülerine kılavuzluk edecek cümle, Zeynep Cemali’nin Ben, Çınar Ağacı ve Pufböreğiadlı öykü kitabından: “Kara gözlerinde şimşekler çakıyordu.

Yarınlarda ödünsüz barışı kuracak ve koruyacak olan gençlerin arasında bu yarışmaya katılanların da bulunduğunu düşünmenin umut verici olduğunu vurgulayan Proje Başkanı, Günışığı Kitaplığı Yayın Yönetmeni Müren Beykan, “Yarışmak bahane diyoruz her yıl; evet, asıl amacımız, yarınlara ilişkin umudumuzu edebiyat bayrağıyla yükseltme cesaretini gençlere aşılamak ve geleceğin yazarlarına dokunmak,” diyor.

Her yıl Cemali’nin roman ve öykü kitaplarından seçilen bir cümlenin kılavuzluk ettiği farklı bir temayı işleyen yarışmaya katılan binlerce genç bugüne dek öykülerini, 2011’de “kardeşlik”, 2012’de “hoşgörü”, 2013’te “arkadaşlık”, 2014’te “umut” ve 2015’te “cesaret” üzerine yazdılar.

 

altKitap 2016 Öykü Ödülü için başvurular başladı

0

Elektronik-kitap yayınevi altKitap tarafından 2006 yılından beri verilmekte olan Öykü Ödülü’nün 2016 yılı başvuruları başladı.

Bu seneki seçici kurul Ümit Aykut Aktaş, Sanem Bozkurt, Özge Calafato, Hande Ortaç, Aylin Sökmen, Engin Türkgeldi ve geçen yılın birincisi Mevsim Yenice’den oluşacak.

Katılım Koşulları

1. Katılım herkese açıktır. Konu sınırlaması yoktur.

2. Sadece öykübaşvuruları kabul edilmektedir. Roman, deneme, şiir, vb. türlerde yapılan başvurular değerlendirme dışı bırakılacaktır.
3. altKitap 2016 Öykü Ödülü’ne bir öykü ile başvurulur. Bir kişi birden fazla öykü ile başvuruda bulunamaz.
4. Öykü en fazla 2.016 sözcükten oluşmalıdır. Bu sınırlamaya uymayan öyküler değerlendirme dışı bırakılacaktır.
5. Daha önce basılı veya sanal herhangi bir ortamda yayımlanmış ve/veya ödül almış öyküler kabul edilmeyecektir.
6. Başvuruda bulunmak isteyenlerin öykülerini bir yazı programı dosyası (word, 12 punto, Arial) olarak elektronik yolla ulaştırmaları gerekmektedir (e-posta içeriğine kopyalanmış öyküler kesinlikle kabul edilmeyecektir).
7. Ad, soyad ve kullanımda olan bir e-posta adresi bilgilerini başvuru e-postası içinde belirtilmelidir. Bu bilgileri bildirmeyen katılımcıların öyküleri değerlendirmeye alınmayacaktır.
8. altKitap 2016 Öykü Ödülü’ne katılan öyküler seçici kurula yazar kimlikleri gizli olarak sunulmaktadır. Bu nedenle öykünün yer aldığı dosyada yazarın kimliğine dair bir bilginin yer almamasına dikkat edilmelidir.
9. Başvurular yarisma2016@altkitap.net adresine yapılacaktır.

Dereceye giren ve yayımlanmaya değer görülen öyküler altKitap tarafından bir e-kitap olarak yayımlanacak. Bu kitabın dışında kalan öyküler ise iade edilmeyecek ancak başka herhangi bir yerde de kullanılmayacak. Metinlerin en geç 1 Mart 2016 gece yarısına kadar yarisma2016@altkitap.net adresine ulaştırılması gerekmekte.

altKitap 2016 Öykü Ödülü’nün sonuçları 15 Nisan 2016 tarihinden sonra www.altkitap.net sitesinde açıklanacak, altKitap‘ın belirlediği tarih ve yerde düzenlenecek ödül töreniyle dereceye girenler ödüllerini alacaklar.

Yarışmayı daha önce kazanan öyküler ve oluşturulan öykü seçkileri:

Trilobis – altKitap 2006 öykü seçkisi

Bitmeyen – altKitap 2007 öykü seçkisi

Kankurutan – altkitap 2008 Öykü Seçkisi

Sığınak – altKitap 2009 Öykü Seçkisi

Veda – altKitap 2010 Öykü Seçkisi

Farkındalık – altKitap 2013 Öykü Seçkisi

Junkie Fix – altKitap 2015 Öykü Seçkisi

Açık Artırma – altKitap 2016 Öykü Seçkisi