Blog Sayfa 3

Dünya Kitap Ödülleri Açıklandı

0

Dünya Kitap Dergisi tarafından 23 yıldır verilen “Yılın En İyileri Ödülleri”nin sahipleri belli oldu: Ahmet Büke, Yasemin Aydın,Alakarga Sanat Yayınları, Sennur Sezer, Gülce Başer, Sevil Atasoy, Meri Çevik Simyonidis ve Marianna Yerasimos.

Dünya Kitap Yılın Kitabı Ödülleri Seçici Kurulu Ahmet Büke, Yasemin Aydın ve Alakarga Sanat Yayınları’nı ödüle değer bulurken kısa bir süre önce kaybettiğimiz Sennur Sezer’e de “Saygı Ödülü” verilmesini kararlaştırdı.

“Yılın Telif Kitabı Ödülü” için 2015’te “Ayın Telif Kitabı” olarak belirlenen on bir kitap arasından seçim yapıldı. Başar Başarır, Faruk Şüyün, Doğan Hızlan, İlknur Özdemir, Selim İleri, Yekta Kopan ve Dünya temsilcisinden oluşan seçici kurul, “Yılın Telif Kitabı” ödülünü Ahmet Büke’nin ON8 Yayınları’ndan çıkan Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi: İnsan Kendine de İyi Gelir kitabına verdi.

“Yılın Çeviri Kitabı” ödülünün sahibi ise yıl içerisinde “Ayın Çeviri Kitabı” olarak seçilen dokuz eser arasından belirlendi. Ödülün sahibi Jaguar Kitap tarafından yayımlanan Aleksandros Papadiamantis’in Hadula: Bir Ada Öyküsü adlı kitabın çevirmeni Yasemin Aydın oldu. “Yılın Yayınevi” ise Alakarga Sanat Yayınları olarak belirlendi.

Altın Sayfa Yılın Polisiye Kitabı Ödülü’ne ise bu yıl Gülce Başer layık görüldü. Erol Üyepazarcı, Faruk Şüyün, Metin Celâl, Seval Şahin ve Sevin Okyay’dan oluşan seçici kurul, ödülü Başer’in Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan Bir Ceset Bir Söz isimli romanına verdi. Sevil Atasoy da aynı dalda “Emek Ödülü”ne değer görüldü.

Yemek kültürü kitapları arasındaki seçimdeyse “Yılın En İyi Gastronomi Kitabı” ödülüne İstos Yayınları tarafından okura sunulanİstanbulum, Tadım, Tuzum: Bir Varmış Bir Yokmuş adlı kitabıyla Meri Çevik Simyonidis değer görüldü. Yeme-içme kültürüne yıllardır yaptığı katkılar nedeniyle Marianna Yerasimos “Gastronomi Kültürü Emek Ödülü”nün sahibi oldu.

“Yılın En İyileri” ödülleri ocakta Pera Müzesi’nde gerçekleştirilecek törenle sahiplerine verilecek.

Sait Faik Abasıyanık-Alemdağ’da Var Bir Yılan

0

Bir küçük devlet düşünün ki, kendini korumak için kurşundan değil sevgiden, toptan değil kardeşlikten, makinalıdan değil müsamahadan, V2’den değil dostluktan, hidrojenden değil mayıs akşamlarından, zırhlıdan, denizaltından değil kayıktan ve balıktan, harpten değil bayramdan silahlarla mücehhez olsun. Toplu tüfekli, denizaltılı, uçaklı başka bir devlete, “Buyur bakalım, sıkıysan saldır bana!” diyor. İşte ben de öyleyim diyeceğim ama, doğrusu benim bu kadar tesirsiz, tecrübe edilmemiş iyi silahlarım bile yok. Benzetiyorum. Teşbihte hata olmaz.

Gabriel Garcia Marquez-Yüzyıllık Yalnızlık

0

Birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanama başlıyor yeniden… Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor. O yüzden değil mi, içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta tedirgin ve gergin dolanmalarımız? -anlatsam mı, anlatmasam mı?- kararsızlığımız, -bu sevgi beni acıtır mı?- kuşkularımız… Her zaman seni üzecek birileri olacaktır. Tek yapmamız gereken; sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek.

Halit Ziya Uşaklıgil-Aşk-ı Memnu

0

Kaç kere bunu söylemek için cesaret etmek istemişti, fakat kendisini meneden bir şey vardı. Zannediyordu ki, onu söyleyecek olursa Behlül gülecek, eğlenecek, bütün etraftan, bu çamların arasından alay kahkahası patlayacak, ona: Lakin çocuk! Seninle eğlendiler, diyecekler. O zaman? O zaman artık ölmek lazım gelecek.

William Faulkner-Ses ve Öfke

0

“Görünüşe bakılırsa insan hemen her şeye dayanabiliyor. Hiç yapmadığı şeylere bile dayanabiliyor. Bazı şeylerin dayanılmaz olduğu düşüncesine bile…
Arkasına bakmamaya bile dayanıyor, bakmanın ya da bakmamanın bir işe yaramayacağını bildiği halde…”

Orhan Pamuk-Kara Kitap

0

”Ancak, anlatacak hiçbir şeyi kalmadığında insan kendisi olmaya iyice yaklaşmış demektir,” derdi Şehzade. ”Ancak, insan anlattığı şeylerin tükendiğine, bütün hatıraların, kitapların, hikâyelerin ve hafızanın sustuğuna ilişkin o derin sessizliği içinde duyduktan sonradır ki, kendi ruhunun derinliklerinden, kendi benliğinin sonsuz ve karanlık labirentlerinden kendisini kendisi yapacak kendi gerçek sesinin yükselişine tanık olabilir.”

Reşat Nuri Güntekin-Çalıkuşu

0

Ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır; tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir giz şefkat var gibidir. Şikayet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara daha az zalim olurlar.

Virginia Woolf-Deniz Feneri

0

Ama işte resmini görmüşlerdi; resmini ondan çalmışlardı. Bu adam çok gizli bir şeyini onunla paylaşmıştı. Bu paylaşma için Lily, Mr. Ramsay’e, Mrs. Ramsay’e, o ana ve o yere içi gönül borcuyla dolu, o zamana dek hiç aklına getirmediği bir gücün varlığına, insanın o uzun ve dar geçitten artık yalnız başına değil, bir başkasıyla kol kola geçebileceğine inanarak -bu duygu çok garip olduğu kadar çok da rahatlatıcı bir duyguydu- boya kutusunu biraz fazla sert bir hareketle kapattı; bu kapatış boya kutusunu, çimenliği, Mr. Bankes’i ve hızla geçip giden şu ele avuca sığmaz çapkını, Cam’i , bir çember içinde sonsuza dek sarıp kuşatmıştı sanki.

Orhan Kemal-Bereketli Topraklar Üzerinde

0

Yıldız dolu, berrak bir yaz gecesini hatırladılar. Ağustos ortasında, sıcak bir geceydi. Suyu çekilmiş derede çerçiyle bastırmışlardı. Çerçi korkmuş kaçmış. Dudu Abla korkmamış. Yatağı yerden kımıldamamıştı bile. İlkin Pehlivan Ali işini bitirmişti, sonra Köse Hasan.

Vladimir Nabokov-Solgun Ateş

0

Zaman birbirini izleyen şeyler demektir,                                                                                           

Birbirini izleyen şeyler, değişimi getirir

….

Zaman büyümek demektir,                                                                                                                              

Ve cennette büyümenin hiçbir anlamı yoktur