KİTAP

KİTAP

Reşat Nuri Güntekin-Çalıkuşu

0

Ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır; tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir giz şefkat var gibidir. Şikayet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara daha az zalim olurlar.

Virginia Woolf-Deniz Feneri

0

Ama işte resmini görmüşlerdi; resmini ondan çalmışlardı. Bu adam çok gizli bir şeyini onunla paylaşmıştı. Bu paylaşma için Lily, Mr. Ramsay’e, Mrs. Ramsay’e, o ana ve o yere içi gönül borcuyla dolu, o zamana dek hiç aklına getirmediği bir gücün varlığına, insanın o uzun ve dar geçitten artık yalnız başına değil, bir başkasıyla kol kola geçebileceğine inanarak -bu duygu çok garip olduğu kadar çok da rahatlatıcı bir duyguydu- boya kutusunu biraz fazla sert bir hareketle kapattı; bu kapatış boya kutusunu, çimenliği, Mr. Bankes’i ve hızla geçip giden şu ele avuca sığmaz çapkını, Cam’i , bir çember içinde sonsuza dek sarıp kuşatmıştı sanki.

Orhan Kemal-Bereketli Topraklar Üzerinde

0

Yıldız dolu, berrak bir yaz gecesini hatırladılar. Ağustos ortasında, sıcak bir geceydi. Suyu çekilmiş derede çerçiyle bastırmışlardı. Çerçi korkmuş kaçmış. Dudu Abla korkmamış. Yatağı yerden kımıldamamıştı bile. İlkin Pehlivan Ali işini bitirmişti, sonra Köse Hasan.

Vladimir Nabokov-Solgun Ateş

0

Zaman birbirini izleyen şeyler demektir,                                                                                           

Birbirini izleyen şeyler, değişimi getirir

….

Zaman büyümek demektir,                                                                                                                              

Ve cennette büyümenin hiçbir anlamı yoktur

Sabahattin Ali-Kuyucaklı Yusuf

0

”Bir zamanlar birbirlerinden ayrılmak, birbirlerini kaybetmek ihtimalinin korkusunu çekmiş olmasalar,belki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hala bilmeyeceklerdi.”

Gustave Flaubert-Madame Bovary

0

“Eğer ıstıraplarımız birisine yarayabilseydi, bir fedakarlık yapmış olmak düşüncesiyle kendimizi teselli ederdik.”

Yusuf Atılgan-Aylak Adam

0

“Bir büyük şehrin gürültüsünde insan,kimseye sezdirmeden istediği zaman yellenebilir. O yellenemezdi.” diye başlıyordu.Bu cümlede adamın bütün hayatının gizli olduğunu kim fark edecekti? Ya ikincisi,sık sık burnunu çeken kadının hikâyesi! Sonra yarıda kalan hikâye! Tiklerden bahsetmişti.Boynunu kütleten bir adam vardı.İyi ki bitmemişti.Onlar “Sonunda beni sürüklediği büyük felakete rağmen onun kollarına atıldığım gecenin tadını unutamıyorum,” diye başlayan hikâyeler isterlerdi.

Anton Çehov-Anton Çehov’dan Hikayeler

0

“Yegoruşka çevresine bakındı, tuhaf şarkının hangi yönden geldiğini anlayamadı. Sonra iyice kulak kabartınca, bunu otların söylediği sanısına kapıldı. Pörsümüş, yarı ölmüş otlar, söyledikleri bu sözsüz fakat acıklı, içli şarkıyla kendilerinin hiçbir suçları olmadığını, güneşin onları boşu boşuna yaktığını anlatıyor gibiydiler. Daha yaşamak istediklerini, ölmek için çok genç olduklarını, kuraklık ile yakıcı sıcak onları kurutmaya çalışmasa, daha uzun süre güzel kalabileceklerini dile getiriyorlardı. Güzelliğinin görkeminde, doğanın bu coşkulu mutluluğunda bozkırın gene de bir şeylerin özlemini çektiğini, bir tedirginlik duyduğunu hissedersiniz. Bozkır, sanki zenginliği, ilham gücü kimsenin işine yaramadığı, kimse şarkılarda bu niteliklerini yüceltmediği için kendini boş yere harcadığına inanmaktadır. Böceklerin canlı curcunası arasında onun özlemle yana umutsuz çağrısını işitirsiniz, ‘Bir ozan, ne olur bir ozan!’ diye seslenir gibidir.” 

Dede Korkut Hikayeleri

0

İnsan ya, insan gibi akılana söylemeli yahut hayvanlar gibi susmalıdır. İki şey aklın hafifliğine delalet eder. Söylenecek yerde susmak, susulacak yerde söylemek.

 

Yahya Kemal-Kendi Gök Kubbemiz

0

Bir bahar yağmuru yağmış da açılmış havayı
Hisseden kimse hakîkat sanıyor hülyâyı